ÖSS ÇIKMAZI
Merhum ve meşhur valimiz R.Yazıcıoğlu mezar taşıma şöyle yazın demişti:”Adam gibi bir memlekette yaşayamadan gitti.” Gerçekten bizim diyarda yaşayıp da strese girmemek için gözün görmeyecek kardeşim, kulağın duymayacak,kafan da çalışmayacak.Yoksa aklın,mantığın,iz’an ve insafın yanına,yöresine uğramadığı olaylar zincirinin halkaları arasında her an can çekişme kaçınılmazdır.
Küçük oğlum geçtiğimiz yıl OKS sınavlarına hazırlandı.Ona dedim ki:”Bu yıl sıkı çalış Fen Lisesini kazan.Gelecek yıl ve bir sonraki yıl dinlenirsin.Son iki sene de ÖSS’ye hazırlanırsın.”Çocuk o ümitle derece yaptı ve Fen Lisesini kazandı.Ancak bu yıl dershane dediki:”Kesinlikle bu mantıkla olmaz.Yarıştan kopmamak gerekir.” Haydi bakalım bu yıl da dershaneye başladı ve ÖSS’maratonuna girdi.Üstelik gelecek yılki dershane sınavlarına da girerek bu yıldan gelecek yılın kaydı yapıldı.Şimdi çocuk haklı olarak diyor ki:”Yahu baba,bana yalan söyledin.Hani ben iki yıl dinlenecektim.Çocukluğumu yaşayamıyorum.İlkokul 4. sınıftan itibaren OKS’ye koştum.Ardından 4 yıl da ÖSS’ye koşacağım.Bu ne biçim bir iştir? Ben bu dünyaya koşmaya mi geldim?Bu mantığa,bu sınav sistemine itiraz ve isyan ediyorum.”Allah aşkına çocuklarımızın bu sitemine :”Haklısınız.Bizim size yaptığımız bu zulmü yeryüzünde hiçbir düşman yapamaz”demekten başka ne denebilir ki…
Dünyada çok daha makul ve mantıklı sınav sistemleri varken böylesi genç dimağları yanlış bir sisteme kurban edenler ve potansiyel bir neslin bütün enerjisini heba edip onların adeta bir robot hale gelmesine müsaade edenler, acaba diyorum yeryüzünde hiçbir düşmanın dışında daha başkaları mııdır?
Geçtiğimiz günlerde Einstein’ın zeka testinden 200 puan üzerinden 199,37 , Picasso testinden de 360 üzerinden 357 alan ve dünyanın en genç profesörü ünvanına sahip olan, üstelikte tam 7 dil bilen bayan Nadia Camukova, Moskova Beyin araştırmaları Enstitüsü tarafından dünyanın en zeki insanı ilan edildi.
İşte dünyanın bu en zeki insanı da bizim ÖSS sınavlarına isyan ve itiraz ederek ,”Türkiye’de Üniversiteye girmeye kalksam, ÖSS’yi ben de kazanamam.”dedi. Peki ben de bu noktada diyorum ki:”600 bin öğretmeni OKS sınavına soksak acaba kaçı kazanır? Ya da başta YOK başkanı olmak üzere üyelerini, rektörleri , dekanları ve tüm profesörleri ÖSS sınavına soksak, ortaya acaba nasıl bir garabet çıkar?
”Bir insanın hayatını 3 saate sığdırmanın yanlış olduğunu, Türkiyedeki üstün potansiyelli insan özelliğinin dünyanın hiçbir yerinde olmadığını,Türkiye’nin dahilerinin yabancı ülkeler tarafından bilinçli olarak yok edildiğini ve Türkiye’de bulunan 70 dahiden en az 60’ının normalleştirilerek çürütüldüğünü” belirten Prof. Nadia, bizim önemli ve temel bir yaramıza parmak basarak. şüphelerimizi doğruluyor adeta. Bu çıkmazda velilerimizin dişinden tırnağından biriktirdiği milyarlarca parayı yıllar boyunca dershanelere akıtmaları nedendir? Hem okullar varken bu dershaneler de neyin nesidir? Yoksa bu devleşen sektörün kaymağını yiyenler mi bu yanlışın devamından yana?Bu paraların sadece % 10’u okullara aksa eğitimin kalitesi bakın nasıl değişir.
Bu gün,bu Yüksek öğretim ve ÖSS çıkmazını aşalım diyen her görüşe,yanlışta israr eden en başta YÖK karşı çıkıyor.Ve ben bu güne kadar YÖK dendiğinde yüzünü ekşitmeyen ve memnuniyetsizliğini izhar etmeyen bir tek insana rastlamadım.O halde YÖK değiştirilemez bir nass mıdır? Ya da kimdir % 100’e yakın insanımızın karşı çıktığı bu sınav sistemini savunan ve koruyanlar? Ben Üniversite’yi 3 yıl YÖK’süz, bir yıl da YÖK’lü okudum. Nerden bilebilirdim ki,YÖK’ün doğuşunda desteklediğimiz,fakat çeyrek asır sonra toplumda halka rağmen bu hale geleceğini. Hem acaba niye bu konuda bir refarundum yapılmaz ki? Madem demokrasilerde halkın dediği olursa…
Bütün bunlara hallerine çok acıdığım öğrencilerim isyan ediyor. Velilerim karşı çıkıyor. Çocuklarım itiraz ediyor. Arakadaşlarım sitem ediyor. Ben de bütün bu duygu ve düşüncelere tercüman olarak bunları yazıyorum. Allah aşkına bütün bu olanlara akıl erdiren birisi varsa bize izah etsin de biz de anlayalım.Yoksa geleceğimizin teminatı olan neslimiz köreltiliyor ve kumara verircesine harcanıyor. Bu çocuklar ÖSS sınavına harcadıkları enerjiyi bilime, kültüre ve sanata kanalize etseler, bakın ne dahiler ortaya çıkacak ve ülkemizin önüne nic e aydınlık ufuklar açılacaktır.
Değilse dua ediyorum:”Allahım!Sen benim aklımı muhafaza eyle!
Mustafa TURAN